ArtDog Istanbul 32. Sayı
ArtDog Istanbul 32. Sayı
OCAK – ŞUBAT 2026
32. sayı artık yayında!
ArtDog İstanbul Ocak – Şubat 2026
“SANATIN MERKEZİ DEĞİŞİYOR”
ARAP YARIMADASI'NDA NELER OLUYOR?
EDİTÖRDEN MEKTUP
Sanat ve Sanatın Merkezi Hakkındaki Sorular
Bu sayımıza şu soruyla başladık: Arap Yarımadası'nda neler oluyor?
Ancak en başından itibaren, bu sorunun tek başına bir coğrafyayı tanımlamadığını kabul etmek gerekiyordu. Bu soru, kültürel merkezin nasıl kaydığını, sanatın hangi koşullar altında görünür hale geldiğini, hangi seslerin yükselirken diğerlerinin bastırıldığını soruyor. Bu nedenle, olanları "tanımlamak" yerine, bu değişimi anlamaya çalışarak bu konuyu yapılandırdık.
Bu, derginin ilk on altı sayfasını bir dosya etrafında topladığımızda başlangıç noktamızdı.
Bu dosyanın entelektüel omurgasını Vasıf Kortun'un "Tarihten Notlar" başlıklı metni oluşturuyor. Kortun, Türk çağdaş sanatının uzun yıllardır konumlandırdığı "Doğu-Batı köprüsü" metaforunun nasıl işlevsiz hale geldiğini ve hatta baştan beri sorunlu olduğunu hatırlatıyor. Bunun yerine, MENA bölgesiyle kurulan yatay, sürekli ve politik olarak daha dürüst ilişkileri ele alıyor. İstanbul'un bir vitrin veya geçiş bölgesinden fiili bir sürgünler, ortak üretimler ve eleştirel düşünce merkezine dönüşümünü bu tarihsel perspektiften okumak, bugünü anlamanın temel bir anahtarını sunuyor.
Bu çerçeveyi içeriden, deneyim yoluyla tamamlayan metin, Yahşi Baraz ile yaptığımız röportajdır. Baraz, Körfez'deki kültürel dönüşümü bir "piyasa genişlemesi" olarak değil, güç ve prestijin kültür aracılığıyla yeniden üretildiği bir alan olarak tanımlıyor. Röportajın merkezinde yer alan şu cümle, bu yaklaşımı açıkça özetliyor: "'Gelin, müzemizde bir fincan çay içelim' diyebilmek, en zengin iş adamını bile şaşırtır. Zenginlik kültür ve sanatla birlikte var olduğu sürece, siz 'en zengin' olacaksınız."
Bu sayıda yer alan ve "Arap Yarımadası'nda Neler Oluyor?" başlığını taşıyan analizler ve Körfez'in kültürel mimarisine odaklanan makaleler, bu dönüşümün yalnızca ekonomik güçle açıklanamayacağını göstermektedir. Burada sanat sadece bir süsleme unsuru değil; temsil, prestij ve jeopolitik konumlanma üreten bir alan olarak işlev görmektedir.
Bu sayının kapağında yer alan sanat eseri tam da bu bağlamda seçildi. Kapakta gördüğünüz eser, Filistinli sanatçı Emily Jacir'in "Bir Top İçin Notlar" adlı çalışmasıdır. Doha'daki Mathaf – Arap Modern Sanat Müzesi'ndeki "we refuse_d" sergisinin bir parçası olan bu eser, serginin ana temasını yoğunlaştıran bir eşik görevi görüyor. Nadia Radwan ve Vasif Kortun tarafından küratörlüğü yapılan "we refuse_d" sergisi, sanatın sansür, baskı ve reddedilme koşulları altında nasıl bir süreklilik alanı oluşturabileceğini ele alıyor. Jacir'in eseri, kamusal seslerin – çanlar, uyarılar – nasıl susturulduğunu, dönüştürüldüğünü ve sessizliğin nasıl politik hale geldiğini düşünmeye sevk ediyor. İşte bu yüzden kapakta yer alıyor.
Sine Ergün'ün küratörlerle sergi hakkında yaptığı röportaj, bu meselenin etik boyutunu daha da keskinleştiriyor. "Tarafsızlık" iddiasının nasıl bir konfor alanına dönüştüğü, sanatın gerçekte nerede durduğu ve neyi reddettiği sorusu bu tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Bu sayı aynı zamanda dergiye yeni ve güçlü bir ses daha katıyor. Murat Daltaban artık ArtDog'da köşe yazarı. "DOT'un 20 Yılı ve İstanbul'da Başımıza Gelenler" başlıklı makalesi, bir tiyatro topluluğunun tarihinden çok daha fazlasını anlatıyor. Bağımsızlığın estetikten önce bir tutum, hatta bir hayatta kalma biçimi olduğunu; ve tiyatronun, mekân kaybı, kentsel dönüşüm ve sürekli küçülen alanlar arasında İstanbul'la nasıl iç içe geçtiğini açık ve keskin bir dille ortaya koyuyor. Bu metin kayıp bir İstanbul'un yasını tutmuyor; kaybın kendisini sakin bir şekilde kaydediyor.
Sergi bölümünde Hale Tenger ve Hera Büyüktaşcıyan, hafıza, yokluk ve kırılganlık merceğinden bakarak bugünü ele alıyor. Bu eserler, sanatın aceleci cevaplar vermek yerine, düşünmeye alan yaratmaya devam edebileceğini bize hatırlatıyor.
Bu sayıyla birlikte entelektüel bir yolculuğu sonlandırıyoruz. Dick van Zuijlen'in "Sadece Soruyorum" serisinin son bölümü burada. Yazarın AI ve Zero adında bir model yarattığı bu devrim niteliğindeki yazılar, önceki dört sayıya eşlik ederek, tutarlılığın bir sonuç değil, bir düşünme disiplini olduğunu incelikle savunuyor.
Bu sayı, neler olup bittiğini hızlıca açıklamaya çalışmıyor. Bunun yerine, gözlemlemeye devam ediyor. Çünkü günümüzün hızla değişen dünyasında belki de en uygun tavır, karmaşıklık karşısında sakin kalmaktır.
Keyifli okumalar.
Şebnem Kırmacı – Genel Yayın Yönetmeni, ArtDog İstanbul
Kapak resmi: Emily Jacir, Notes for a Canon, 2016
Kapak Tasarımı: Burcu Ocak
KÜNYE
YAYINCI
ArtDog İstanbul Sanat Yatırımları A.Ş. adına
Boğaçhan Buğra Kaya & Şebnem Kırmacı
GENEL EDİTÖR
Şebnem Kırmacı
YAYIN DANIŞMANI
Tahir Özyurtseven
EDİTÖRYAL HİZMETLER MÜDÜRÜ
Sibel Oral
EDİTÖRLER
Semra Dursun, Şeyma Elaman Üstün, Sine Ergün, İdil Sancar, Hatice Utkan Özden
REKLAM
İpek Peker ipek@artdogistanbul.com
PAZARLAMA VE İLETİŞİM
Sıla Tanilli sila@artdogistanbul.com
DİJİTAL TASARIM
Büşra Kaplan, Burcu Ocak
KATKIDA BULUNANLAR
Fırat Arapoğlu Murat C
Genellikle 1-3 iş günü içerisinde kargo kuryesine teslim edilir. Saat 16:00'dan sonra verilen siparişler ertesi gün kargoya verilir.
Mobilya gibi sipariş sonrası üretilebilecek ürünlerde teslimat süresi daha uzun olabilir. Acil siparişleriniz için sipariş vermeden önce instagram üzerinden bize ulaşarak bilgi alabilirsiniz.
Kargo paketinizde ezilme veya hasar fark ederseniz, paketi açmadan önce fotoğraf/video çekip bizimle paylaşmanızı rica ederiz. Bu adım, taşıma sırasında oluşabilecek herhangi bir hasarın tespiti ve kargo şirketiyle sürecin sorunsuz yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
- Düşük stok - 5 ürün kaldı
- Envanter yolda