Maison Francaise April Issue

Maison Française Nisan sayısındayız!

Açılışımıızın üstünden kısa bir süre geçmesine rağmen biz hala 11 Şubat’taki kadar heyecanlıyız! Yirmiyedi Kuzguncuk’u yaratmanın coşkusunu bizimle paylaşan sevgili Maison Française, bizim de en sevdiğimiz ve yakından takip ettiğimiz yayınlardan biri. Nisan ayında bize yer verdikleri yazıyı aşağıda sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

 

 

 Mahallenin yenisi!

Sıra sıra dizilen renkli ahşap evleriyle meşhur Kuzguncuk’ta, tarihi bir binada geçtiğimiz ay kapılarını açan konsept mağaza Yirmiyedi Kuzguncuk’un sanat ve tasarımla iç içe hikayesini, kurucusu Ece Melis Döven’den dinledik.

Kuzguncuk Üryanizade Sokak’ta, 1860 yıllarında Beylerbeyi Sarayı inşa edilirken çalışan yabancı artizanların, mimarların ve tavan desinatörlerinin konaklaması için yapılan yedibinadan biri yer alıyor; içerisinde barındırdığı Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet dönemine uzanan yüzlerce hikayesiyle birlikte…

O bina, şimdi her köşesi sanat ve tasarım kokan Yirmiyedi Kuzguncuk adlı konsept mağazaya ev sahipliği yapıyor. Hayat bulduğu bina restore edilirken bütün bu hikayeler saygıyla ve sevgiyle kucaklanmış, tarihi doku korunurken içeride bir araya gelen modern tasarımcılar ve tasarımlar adeta bir mozaik oluşturmuş; aynı içinde bulunduğumuz coğrafya gibi…

“160 yıl önce dönemin sanatçılarının kalması için inşa edilmiş bu binayla buluşmamız benim için çok anlamlı çünkü benim önceliğim her zaman sanat ve sanatçı olmuştur. Sanat Tarihi ve Kuramı üzerine yüksek lisansımı tamamladıktan sonra Türkiye’de sanatı ön plana çıkaracak bir proje arayışındaydım. Tam bu esnada bu bina önüme çıktı. Bu yüzden benim mekânı değil de, mekânın beni bulduğunu düşünüyorum” diyerek mekânla aralarındaki özel bağı anlatıyor mağazanın kurucusu Ece Melis Döven.

Mahzen kısmındaki su sarnıcının bile halen korunduğu binanın orijinalliğine asla dokunulmaması, Döven’in tasarım sürecinde en önem verdiği detay olmuş. Ürünlerin binanın mimarisi ile bir harmoni oluşturması için ise iç mekân tasarımı olabildiğince minimal tutulmuş. Üç kattan oluşan binanın alt katı mağaza alanı, orta katı hem ofis hem de satılan ürünlerin yaşam alanında yerleştirilmiş hallerinde bir sergi alanı olarak tasarlanmış. Çatı katındaki balkon ise misafirlerin alışveriş esnasında tatlı bir mola vermeleri için konumlanıyor.

 

Yirmiyedi Kuzguncuk bünyesinde satılan her biri farklı tasarımcılara ait ürünler, hızlı tüketim ve seri üretim dünyasından uzak; yavaş hayat prensiplerini benimsemiş, el emeği ve hayalgücünün her dokunuşta ön plana çıktığı ve sevgiyle üretilen işler. Hem iç mekân dekorasyonunun hem de mağaza düzeninin oldukça sade ve her ürünün tek tek görünebileceği şekilde olmasına gösterilen özen, içeride geçirilen zamanı daha da keyifli kılıyor. Ziyaretçilerine klasik bir mağazanın sunduklarından ziyade bir deneyim sunmayı amaç edinen mekân, tasarımcılar, sanatçılar ve misafirlerin keyifle vakit geçireceği, alışveriş yapacağı, kahvelerini içerken sanat ve tasarım hakkında derin sohbetlere dalacağı bir alan olarak kurgulanmış.

1. Binanın geneline hakim olan ahşabın sert ve güçlü dokusu, oval bir dil kullanılarak samimileştirilmiş.

2. XIX. yüzyıldan XX. yüzyıla geçiş döneminde yaşayan tasarımcı Pierre Jeanneret’nin sandalyeleri, binanın kendisi gibi zamansız güzellikte.

3. Yirmiyedi Kuzguncuk, şimdilik haftaiçi 11.00-18.00 saatleri arasında ziyarete açık.

4. Yirmiyedi Kuzguncuk’un kurucusu Ece Melis Döven.”

Maison Française’ye çok teşekkür ederiz.